1. Haberler
  2. Yurtdışı
  3. Avrupa
  4. Roma’da 3 Günde Gezilecek En Önemli Yerler

Roma’da 3 Günde Gezilecek En Önemli Yerler

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Ebedi Şehir” olarak anılan Roma, her köşesinde binlerce yıllık bir hikaye barındıran, adeta üst üste binmiş medeniyetlerin katmanlarından oluşan devasa bir açık hava müzesidir. İtalya’nın bu büyüleyici başkenti, sadece tarihi kalıntılarıyla değil, aynı zamanda yaşayan sokak kültürü, meydanlardaki çeşmeleri ve mutfağından yayılan iştah açıcı kokularıyla insanı kendine çeker.

Roma’yı tam anlamıyla keşfetmek bir ömür sürse de, doğru bir planlama ile üç gün içerisinde şehrin ruhunu hissetmek ve en ikonik yapılarını görmek mümkündür. Her günü farklı bir temaya ayırmak, bu yoğun tarih akışı içerisinde kaybolmadan şehri deneyimlemenizi sağlar.

Birinci Gün: Antik Roma’nın İzinde Gladyatörler ve Forum

Roma seyahatinin ilk günü, şehrin dünya tarihine yön verdiği antik döneme ayrılmalıdır. Güne dünyanın en ünlü amfitiyatrosu olan Kolezyum ile başlamak, Roma’nın görkemini anlamak için en iyi adımdır. Gladyatör dövüşlerinin ve büyük gösterilerin yapıldığı bu devasa yapı, mühendislik dehasıyla bugün bile hayranlık uyandırır. Kalabalıklardan kaçınmak için biletinizi önceden almanız ve sabahın erken saatlerinde orada olmanız önemlidir.

Kolezyum’un hemen yanında yer alan Roma Forumu, bir zamanlar antik dünyanın siyasi, ticari ve dini merkeziydi. Tapınak kalıntıları, bazilikalar ve sütunlar arasında yürürken kendinizi imparatorluk döneminde hayal etmek hiç de zor olmayacaktır. Forum’dan hemen yukarıdaki Palatino Tepesi’ne çıkarak, Roma’nın kuruluş efsanesinin doğduğu noktadan şehri izleyebilirsiniz. İlk günü, Venedik Meydanı’ndaki (Piazza Venezia) heybetli Vittoriano Anıtı ile tamamlayarak Roma’nın modern ve tarihi yüzünün kesişimine tanıklık edebilirsiniz.

İkinci Gün: Vatikan Müzesi ve Barok Meydanların Büyüsü

İkinci gün, dünyanın en küçük devleti olan Vatikan’ı keşfetme zamanıdır. Vatikan Müzeleri, insanlık tarihinin en değerli sanat koleksiyonlarına ev sahipliği yapar. Michelangelo’nun tavan freskleriyle ünlü Sistine Şapeli, bu turun kuşkusuz en can alıcı noktasıdır. Ardından Hristiyanlık dünyasının en büyük bazilikası olan Aziz Petrus Bazilikası’nı ziyaret ederek mimari ihtişamın zirvesini görebilirsiniz. Bazilikanın kubbesine çıkarak Roma’nın 360 derecelik eşsiz manzarasını seyretmek, yorgunluğunuza değecek bir deneyimdir.

Öğleden sonrayı Roma’nın meşhur meydanlarına ve çeşmelerine ayırabilirsiniz. Pantheon, Antik Roma’dan günümüze en iyi korunmuş yapı olarak devasa kubbesiyle sizi karşılar. Buradan kısa bir yürüyüşle ulaşacağınız Navona Meydanı (Piazza Navona), Bernini’nin ünlü çeşmeleriyle barok sanatının en güzel örneklerini sunar. Günün finalini ise dünyaca ünlü Trevi Çeşmesi’nde (Aşk Çeşmesi) yapmalısınız. Efsaneye göre, sağ elinizle sol omuzunuzun üzerinden suya bir bozuk para atarsanız, Roma’ya bir gün mutlaka geri dönersiniz.

Üçüncü Gün: İspanyol Merdivenleri ve Trastevere’de Yerel Yaşam

Üçüncü güne, şıklığın ve zarafetin merkezi olan İspanyol Merdivenleri (Piazza di Spagna) ile başlayabilirsiniz. Merdivenlerin yukarısındaki kiliseden şehre bakmak ve ardından lüks mağazaların bulunduğu Via dei Condotti caddesinde kısa bir tur atmak Roma’nın modern ritmini hissettirir. Buradan yürüyerek ulaşabileceğiniz Villa Borghese parkı, şehrin gürültüsünden kaçıp doğayla ve sanatla buluşmak için harika bir duraktır.

Roma’daki son akşamınızı geçirmek için en doğru adres, Tiber Nehri’nin karşı kıyısındaki Trastevere bölgesidir. Burası, daracık labirent sokakları, sarmaşıklarla kaplı binaları ve yerel meyhaneleriyle (osteria) Roma’nın en karakteristik mahallesidir. Turistik kalabalıktan biraz daha uzaklaşarak, gerçek İtalyan mutfağının tadına bakabilir, akşamüstü nehir kenarında yürüyüş yapabilirsiniz. Trastevere, samimiyeti ve canlı gece hayatıyla size unutulmaz bir Roma vedası sunar.

Roma’da Seyahat Ederken Bilmeniz Gereken Püf Noktaları

Roma, yürüyerek keşfedilmesi gereken bir şehirdir; bu yüzden valizinizde mutlaka en rahat ayakkabınıza yer ayırın. Şehirdeki pek çok tarihi çeşmeden akan sular (nasoni) içilebilirdir, böylece yanınızda bir matara taşıyarak su masrafından tasarruf edebilirsiniz. Restoranlarda “coperto” adı verilen servis ücretine hazırlıklı olun ve popüler mekanlarda mutlaka rezervasyon yaptırın.

Ulaşım için metro ağı çok geniş olmasa da otobüs ve tramvaylar şehrin her noktasına ulaşmanızı sağlar. Ancak Roma trafiğinin bazen öngörülemez olduğunu unutmayın. Müze ziyaretlerinizde omuzları ve dizleri örten kıyafetler giymeniz, dini mekanlara girişte sorun yaşamamanızı sağlar. Bu kadim şehir, her sokağında size yeni bir sürpriz sunmak için bekleyen, sabırlı ve cömert bir ev sahibidir.

Roma’da 3 Günde Gezilecek En Önemli Yerler
+ - 0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Doğa Gezileri ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!