Burdur Gezilecek Yerler

Burdur Gezilecek Yerler

Burdur gezilecek yerler açısından pek çok seçeneğin bulunduğu bir şehirdir. Yaklaşık olarak 270 bin kişilik nüfusa sahip olan Burdur, tarihi dokusunu korumayı başarabilen nadide şehirlerdendir. Akdeniz bölgesindeki bu şehrin, farklı tarihi dönemlere ait eserleri mevcuttur. Şehri tanımak için mutlaka görülmesi gereken yerler, aynı zamanda kültürel olarak da seyahat severlere katkı sağlamaktadır.

Göller Yöresi’nin kalbinde yer alan Burdur, “Türkiye’nin Maldivleri” olarak anılan bembeyaz kumsalları, antik çağın en iyi korunmuş şehirleri ve doğanın sunduğu eşsiz mağaralarıyla tam bir keşif merkezidir. Şehre adım attığınızda sizi karşılayan turkuaz göl manzaraları ve tarihin tozlu sayfalarından fırlamış gibi duran devasa sütunlar, bu toprakların ne kadar kadim bir geçmişe sahip olduğunu kanıtlar. Burdur, sessiz ama derinliğiyle büyüleyen bir şehirdir.

Burdur Gezilecek Yer Tavsiyeleri

Şehrin en çok ziyaretçi alan bazı yerleri genel olarak aşağıdaki listemizde yer alıyor. Şehrin dokusu, suyun berraklığı ve mermerin asaletiyle şekillenmiştir. Seyahat planınıza Burdur’u eklediğinizde, kendinizi bir anda turkuaz bir suyun kıyısında veya bir antik tiyatronun en üst basamağında bulabilirsiniz. Kentin sunduğu bu benzersiz çeşitlilik, bölgenin ne kadar güçlü bir turizm potansiyeline sahip olduğunu her adımda gösterir.

Burdur Arkeoloji Müzesi

Burdur’un Tarihi Zenginliğinin Bir Özeti: Burdur Arkeoloji Müzesi

Şehirde, antik dönemlerden kalma pek çok kent harabesi bulunmaktadır. Dolayısıyla Burdur’a seyahat edenler, geçmiş yüzyıllardan bu yana gözde tutulmuş bir şehri ziyaret ettiklerini bilmelidir. Gezintiye, Burdur’un tarih sahnesindeki yerini anlayarak başlanması tavsiye edilir. Dolayısıyla Burdur Arkeoloji Müzesi ile tura başlamak iyi bir tercih olacaktır.

Bu müze, şehrin tarihi hakkında bir özet sunmaktadır. Kibyra, Sagalassos, Boubon ve Kremna antik kentlerindeki kazılarda ulaşılan arkeolojik eserler burada sergilenir. Neolitik Çağ, Erken Kalkolitik Çağ ve Eski Tunç Çağı dönemlerine ait eserlerin yanı sıra bazı heykeller de mevcuttur. Bu heykeller, Roma imparatorları Marcus Auralius’a ve Hadriani’ye aittir. Toplamda 60 bini aşkın eserin bulunduğu müze, Roma tarihinden izler taşıyan en önemli müzeler arasındadır.

Birinci Derece Doğal Sit Alanı İnsuyu Mağarası

İnsuyu Mağarası Burdur ve çevresinin en önemli doğal güzellikleri arasındadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın aldığı bir karar ile burası “Birinci Derece Doğal Sit Alanı” olarak tescillenmiştir. Esrarengiz bir yapıda olan bu mağara, karstik kayaçların aşınmasıyla oluşan sarkıtlara sahiptir. Doğal geçitlerin ve kolonların oluştuğu mağaranın ziyaretçileri her geçen yıl artmaktadır.

Karacaören Gölü

“Burdur Gezilecek Yerler” Arasında En Doğal Olanı: Karacaören Gölü

Karacaören Gölü, etrafı geniş ormanlarla kaplı bir göldür. Muhteşem bir doğa manzarasına şahit olmak için, Burdur’a gelmişken bu göl de ziyaret edilmelidir. Çeşitli ağaçların berrak su üzerindeki yansıması ve doğanın sessizliği görülmeye değer ayrıntılardır. Dolayısıyla, Aksu Çayı üzerindeki göl Burdur’un tarihi ve doğal güzellikleri arasında özel bir yere sahiptir.

Hem Tarihi Mekan Hem Doğal Güzellik: Serençay Kanyonu

Burdur’un coğrafi yapısı gereği, bu bölgede pek çok kanyon vardır. Bunlar arasındaki Serençay Kanyonu ise kalkerli arazinin deformesiyle oluşmuştur. Kanyon, Burdur Gölü kıyısındaki geniş bir alana çıkmaktadır. Dolayısıyla doğa yürüyüşü için burası tercih edilebilir. Ayrıca beşinci ya da altıncı yüzyıla ait oldukları düşünülen çok sayıda oyma mezar da bu kanyona değer katmaktadır.

Salda Gölü

Burdur denildiğinde akla gelen ilk durak olan Salda Gölü, masmavi suları ve bembeyaz kumsallarıyla dünyaca ünlü bir doğa harikasıdır. Magnezyum yönünden zengin olan beyaz kumları ve suyunun berraklığı, göle o meşhur turkuaz rengini verir. Türkiye’nin en derin göllerinden biri olan Salda, Mars’ın jeolojik yapısıyla benzerlik taşıyan dünyadaki nadir yerlerden biridir.

Göl çevresinde yapacağınız bir doğa gezisi, size huzurun en saf halini sunar. Koruma altındaki bu özel alanda gün batımını izlemek, renklerin dansına tanıklık etmek demektir. Salda, sadece bir göl değil; doğanın dünyaya sunduğu en zarif hediyelerden biridir.

Yakın Dönem Osmanlı Mimarisinin En Hoş Örneklerinden: Mısırlılar Evi

Mısırlılar Evi Burdur civarında bulunan Osmanlı eserleri arasındadır. On sekizinci yüzyıla ait olan bu bina, şehrin geçmiş yüzünü temsil eden önemli bir değerdir. Ahşap kepenkli pencerelere ve kiremit dama sahip olan ev ziyarete açıktır. İçeriyi inceleyerek Osmanlı evlerinin genel mimarisine tanıklık etmek mümkündür.

Sagalassos Antik Kenti

Ağlasun ilçesinde, yaklaşık 1750 metre rakımda yer alan Sagalassos, antik çağın “Aşkların ve İmparatorların Şehri” olarak bilinir. Roma dönemine ait devasa Antoninler Çeşmesi, hala şırıl şırıl akan suyuyla ziyaretçilerini binlerce yıl öncesine götürür. Dağların yamacına kurulu olan bu kent, tiyatrosu, agorası ve kütüphanesiyle Anadolu’nun en iyi korunmuş antik yerleşimlerinden biridir.

Kentin yüksek konumu sayesinde vadiyi izleyebilir, bulutların arasındaki bu antik mirasın tadını çıkarabilirsiniz. Sagalassos’un mermer sokaklarında yürürken, taş işçiliğinin zarafetine ve Roma mimarisinin gücüne bir kez daha hayran kalacaksınız.

Kibyra Antik Kenti

Gölhisar ilçesinde yer alan Kibyra, “Gladyatörler Şehri” olarak ün kazanmıştır. Kentin en dikkat çekici özelliği, dünyada bir benzeri daha bulunmayan devasa Medusa Mozaiği’dir. Yaklaşık 2000 yıllık olan bu renkli mozaik, kentin odeon (müzik evi) kısmında tüm ihtişamıyla sergilenmektedir. Ayrıca kentin devasa stadyumu, antik çağın en görkemli spor alanlarından biridir.

Kibyra, sanatsal detayları ve askeri gücü simgeleyen yapılarıyla Burdur’un tarihsel derinliğini simgeler. Gladyatörlerin savaştığı bu topraklarda yürümek, tarihin cesur sayfaları arasında bir yolculuğa çıkmak gibidir.

Lisinia Doğa ve Yaban Hayatı Koruma Merkezi

Burdur Gölü kıyısında yer alan Lisinia, doğa koruma bilincini artıran ve yaban hayvanlarını rehabilite eden özgün bir projedir. Ahşap mimarisiyle dikkat çeken merkezde, lavanta bahçeleri ve gül yağı üretim alanları da bulunur. Burası, sadece bir gezi noktası değil, aynı zamanda doğayla barışık bir yaşamın nasıl mümkün olduğunu gösteren bir eğitim alanıdır.

Merkezi ziyaret ettiğinizde, bölgenin endemik türlerini tanıyabilir ve ekolojik tarım uygulamaları hakkında bilgi alabilirsiniz. Lavanta hasadı döneminde bölgeye hakim olan o mor renkler ve mis kokulu hava, Lisinia’yı seyahatinizin en keyifli duraklarından biri yapar.

Susuz Han

Bucak ilçesinde yer alan Susuz Han, Anadolu Selçuklu döneminden kalma muazzam bir kervansaraydır. Giriş kapısındaki geometrik süslemeler ve taş işçiliği, Selçuklu sanatının zarafetini günümüze taşır. İpek Yolu üzerinde konaklayan tüccarların sığınağı olan bu yapı, bugün restore edilerek turizme kazandırılmıştır.

Hanın serin taş odaları arasında dolaşırken, yüzyıllar öncesinin ticaret kervanlarının sesini duyar gibi olursunuz. Susuz Han, Burdur’un tarih boyunca ne kadar önemli bir geçiş güzergâhı olduğunu gösteren sessiz bir tanıktır.

Karacaören Baraj Gölü

Antalya yolu üzerinde bulunan Karacaören Barajı, dik yamaçları saran çam ormanları ve masmavi suyuyla bir fiyord manzarasını andırır. Baraj gölü üzerinde yapılan tekne turları ve göl kıyısındaki restoranlar, ziyaretçilere doğa içinde keyifli bir mola imkânı sunar. Yeşilin ve mavinin bu kadar uyumlu olduğu nadir noktalardan biridir.

Doğa sporları ve olta balıkçılığıyla ilgilenenler için de uygun olan bölge, Burdur’un güneyindeki saklı cennettir. Göl kenarında taze bir balık ziyafeti çekerek seyahatinizi ödüllendirebilirsiniz.

Kremna Antik Kenti

Bucak ilçesi yakınlarındaki bir tepe üzerine kurulu olan Kremna, “Uçurumdaki Kent” anlamına gelir. Sarp bir yamaçta yer alması nedeniyle kentin bir tarafı uçsuz bucaksız bir vadi manzarasına açılır. Roma döneminde oldukça gelişmiş olan kentin kütüphanesi, forumu ve sütunlu caddeleri, antik dünyanın ihtişamını yansıtır.

Kremna’nın sarp yapısı, ziyaretçilere hem bir tarih dersi hem de nefes kesen bir seyir zevki sunar. Kentin sessizliği ve manzarası, kendinizi tarihin derinliklerinde yalnız bir kaşif gibi hissettirir.

Konaklama ve Yöresel Lezzetler

Burdur seyahatinizi tamamlamak için şehir merkezindeki modern otellerde veya antik kentlerin yakınındaki butik pansiyonlarda konaklama planı yapabilirsiniz. Burdur mutfağının baş tacı olan meşhur Burdur şiş, ceviz ezmesi ve sülük aşı ile gezinizi lezzetle taçlandırmayı unutmayın.

Burdur, her gölünde bir turkuaz rüya, her antik kentinde bir imparatorluk hikâyesi barındıran vakur bir şehirdir. Geziniz sona erdiğinde, zihninizde Salda’nın beyaz kumu ve Sagalassos’un buz gibi akan suyu kalacaktır. Şehirden ayrılırken, Göller Yöresi’nin o dingin ve asil ruhunu yanınızda götüreceksiniz.

Exit mobile version