Antalya Gezilecek Yerler

Antalya Gezilecek Yerler

Mavi bayrak ödüllü tertemiz sahilleri, antik kentleri ve çılgınca eğlencesi ile Antalya gezilecek yerler listenizde yer alabilecek sayısız keşif noktası bulunuyor. Denizin ve tarihin en önemli noktalarının yer aldığı Antalya’da doyumsuz bir tatil sizleri bekliyor.

Türkiye’nin turizm başkenti Antalya, Akdeniz’in kalbinde, masmavi deniz ile heybetli Toros Dağları’nın kucaklaştığı bir yeryüzü cennetidir. Sadece deniz ve güneşten ibaret olmayan bu kent, binlerce yıllık antik kentleri, coğrafyasına gizlenmiş devasa şelaleleri ve dar sokaklı tarihi mahalleleriyle her türden gezginin beklentilerini karşılar. Antalya’da modern bir şehrin dinamizmi ile antik çağların dinginliğini aynı anda yaşarsınız.

Şehrin dokusu, doğanın cömertliği ile tarihin derin izlerini harmanlar. Seyahat rotanızı güneye çevirdiğinizde, Antalya’nın sadece bir tatil beldesi değil, aynı zamanda devasa bir açık hava müzesi olduğunu fark edeceksiniz. Kentin her bir köşesi, bölgenin ne kadar köklü bir turizm potansiyeline sahip olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Antalya Gezilecek Yerler Listesi

Türkiye’nin yaz turizminde öncü şehirlerinden olan Antalya, gerek tarihi mekânları, gerekse doğal yapısı yönünden görülmeye değer yerler arasındadır. Antalya  gezilecek yerler şu şekilde sıralanabilir;

Manavgat Şelalesi

Antalya’nın görülmeye değer en meşhur yerlerinin başında hiç kuşkusuz Manavgat Şelalesi gelir. Çıkış yeri itibariyle bir nehir olup, falezlerden dökülmesiyle şelale olma özelliğini kazanır. Ulaşım açısından merkeze yakın olması nedeniyle yıllık ziyaretçi sayısı fazladır. Birçok bitki çeşidi ve balık türüne ev sahipliği yapan Manavgat Şelalesi, Manavgat ilçesi sınırları içerisinde yer alır. Büyüleyici doğal güzelliğiyle ziyaretçilerine görsel şölen sunmaktadır.

Kaleiçi

Muratpaşa ilçesinde bulunan Kaleiçi Mahallesi, en merkezi alanlardan biridir. Helenistik dönemden günümüze kadar ulaşan tarihi dokusu korunmuştur. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine tanıklık eden Kaleiçi, iki katlı evleri ve dar sokaklarıyla şirin bir görünüme sahiptir. At nalı şeklindeki kale surları, Cumhuriyet Meydanı ve Yivli Minaresiyle gezginlerin uğrak yeri haline gelmiştir.

Konyaaltı Plajı

Şöhreti ülke sınırlarını aşmış olan Konyaaltı Plajı, Türkiye’nin en büyük ve yaz sezonunda en çok ziyaret edilen yerlerindendir. Yerli ve yabancı turistlerin en çok tercih ettikleri plaj olma özelliğine sahiptir. İnce kumu­, sıcak ve temiz deniz suyuyla bahar aylarından itibaren sezonunu açmaktadır. Konyaaltı ilçesinde yer alır ve 4.5 km uzunluğa sahiptir.

Antalya Müzesi

1922 yılında kurulan Antalya Müzesi, sırasıyla Alaaddin Camii ve Yivli Camii’nde yer almış, daha sonra bugünkü yerine taşınmıştır. Türkiye’nin en büyük müzelerinden birisidir. Bünyesinde arkeolojik ve tarihi yüzlerce kalıntının sergilendiği Müze, Antalya’da hüküm sürmüş birçok medeniyete ev sahipliği yapar. Paleolitik dönemlerden günümüze kadar sayısız eserin sergilendiği en geniş alanlardandır ve dünya çapında bir üne sahiptir.

Murat Paşa Camii

Karamanoğlu Beyi Murat Paşa tarafından 1570 yılında yaptırılan Murat Paşa Camii, tarihi alanlar içerisinde en çok göze çarpan yerlerdendir. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde de bahsettiği caminin yanında medrese ve han da bulunmaktadır. Selçuklu mimarisiyle inşa ettirilmiştir ve Antalya’nın Murat Paşa ilçesinde yer almaktadır.

Yivli Minare

Selçuklu mimarisinin günümüzdeki tek örneği olan Yivli Minare, Antalya Ulu Camii’ne aittir. İnşası sekiz yivden oluştuğu için ‘Yivli Minare’ ismiyle ünlenmiştir. 13. Yüzyılda I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. 6 kubbesi ile de emsal teşkil eden Ulu Cami 800 yıla yakın tarihiyle Antalya’nın simge yapılarındandır. Kaleiçi Mahallesinde, tüm ihtişamıyla ziyaretçilerini karşılamaktadır.

Karain Mağarası

Ülkemizdeki en büyük mağaralardan biri, Karain Mağarasıdır. 500.000 yıl öncesine dayanan geçmişiyle, Paleolitik dönemin tarihine ışık tutar. Yerleşim alanı olarak kullanıldığı ve geniş kitlelere ev sahipliği yaptığı tahmin edilmektedir. 1946 yılında keşfedilen Mağara karstik yapıdan oluşmaktadır. Doğal sarkıt ve dikitleriyle dikkat çekici bir özelliğe sahiptir. Arkeolojik kazılar sonucu içerisinde bulunan kalıntılar, Antalya ve Karain Müzesinde sergilenmektedir.

Antalya’nın kuzeyinde yer alan Karain Mağarası, Türkiye’nin en büyük doğal mağaralarından biri olmasının yanı sıra, insanlık tarihine dair en eski izlerin bulunduğu yerdir. Paleolitik Çağ’dan itibaren yerleşim yeri olarak kullanılan mağarada yapılan kazılarda, Anadolu’daki en eski insan kalıntılarına rastlanmıştır. Mağara, geniş galerileri ve etkileyici sarkıt-dikit yapılarıyla büyüleyicidir.

Mağaranın hemen girişindeki küçük müzede, kazılardan elde edilen hayvan kemikleri ve taş aletler sergilenmektedir. Tarih öncesi dönemlere bir yolculuk yapmak ve ilk insanların yaşam alanlarını yerinde görmek için Karain eşsiz bir fırsattır.

Düden Şelalesi

Doğa tutkunlarının Antalya gezilecek yerler listesinde sıklıkla yer alan muhteşem bir doğa güzelliğidir. Düden Çayı’nın travertenlerden dökülmesi sonucu oluşan Düden Şelalesi, Antalya’nın en güzel doğa harikalarındandır. Çevresindeki ağaç ve bitki çeşitleri, Şelalenin kollarıyla birleşerek eşsiz bir manzara ortaya çıkarır. Merkeze 10 km uzaklıkta olan Düden Şelalesinin çevresinde mesire ve dinlenme alanları yer almaktadır. Aşağı Düden ve Yukarı Düden adlı iki kola ayrılır ve iki kol da Akdeniz’e dökülür.

Antalya Gezilecek Yerler: Köprülü Kanyon Milli Parkı

Köprülü Kanyon, Isparta’dan Manavgat ilçesine kadar uzanan Köprüçay’ın içerisinden aktığı bir saklı cennettir. Üzerinde iki adet köprü bulunduğu için ‘Köprülü Kanyon’ adı verilmiştir. Sarp bir yapıya sahip olduğundan suyunun akış hızı yüksektir. Bu sebeple Antalya’nın rafting merkezi olarak kabul görür. Yıl boyunca rafting tutkunlarının en çok tercih ettikleri alandır. 1973 yılında başlanan çalışmalar sonucu mesire ve seyir alanları inşa edilerek Milli Park olma özelliğini kazanmıştır.

Side Antik Kenti

Antalya, birçok antik yapıyı bünyesinde barındıran bir şehrimizdir. Bunlardan en bilineni, MÖ 7. Yüzyılda kurulduğu tahmin edilen Side Antik Kentidir. Hititlere kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Sahil kenarında inşa edildiğinden bir liman kenti olma özelliğini taşır ve bu sebeple ticari gemilerin sık uğradığı bir alandır. Roma dönemine kadar yerleşim alanı olarak kullanılmıştır. Manavgat ilçesi sınırları içerisinde bulunmaktadır.

Perge Antik Kenti

Antalya’nın doğusunda yer alan Perge, bir zamanlar Pamfilya bölgesinin başkentliğini yapmış en görkemli antik kentlerden biridir. Hitit dönemine kadar uzanan tarihi ve Roma mimarisinin en iyi korunmuş örnekleriyle Perge, tarih meraklıları için bir hazinedir. Devasa antik tiyatrosu, stadyumu ve sütunlu caddeleri, kentin bir zamanlar ne kadar büyük bir metropol olduğunu gösterir.

Kentin girişindeki kuleler ve su kanalları, mühendislik harikası olarak kabul edilir. Perge’de yapılan kazılardan çıkarılan paha biçilemez heykeller bugün Antalya Müzesi’nde sergilenmektedir. Kentin sokaklarında dolaşırken, antik çağdaki sosyal yaşamın ve ticaretin izlerini her taşın altında hissedebilirsiniz.

Aspendos Antik Tiyatro

Serik ilçesine bağlı Belkıs köyünde, Köprülü Kanyon’a yakın yüksekçe bir alanda yer alır. Roma İmparatorluğu döneminde MS. 2. Yüzyılda inşa edilmiştir. Türkiye’nin, günümüze kadar doğal yapısını korumuş en büyük antik tiyatro olması özelliğine sahiptir. Döneminde, on binlerce seyirciyi kapsayan bir yapıya sahip olan Aspendos Antik Tiyatro, günümüzde de aynı kapasiteyle sanatsal etkinliklerini sürdürmektedir.

Saklıkent Kayak Merkezi

Dört mevsimin aynı anda yaşandığı nadir şehirlerimizden olan Antalya’nın en bilinen kış turizm alanı Saklıkent Kayak Merkezi’dir. Beydağlarında bulunan Merkez, bahar ayı sonlarına kadar hizmet verebilmektedir. Dik yamaçları sayesinde kayak yapmaya uygun olduğundan, kayak sporuyla ilgilenenlerin sıkça ziyaret ettikleri yerlerdendir.

Antalya Hayvanat Bahçesi

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 1989 yılındaki girişimleri sonucu meydana getirilen Antalya Hayvanat Bahçesi, 1000’e yakın canlıya ev sahipliği yapmaktadır. 100 çeşit hayvanın doğal ortamına uygun şartlarda yer aldığı Hayvanat Bahçesi, yıl boyunca yüzbinlerce kişi tarafından ziyaret edilmektedir. Yakınında bulunan Kepezaltı Piknik Alanı sayesinde, eğlenceli vakitler geçirmek mümkün.

Termessos Antik Kenti

Güllük Dağı’nın zirvesinde, sarp kayalıkların arasına kurulmuş olan Termessos, Büyük İskender’in bile kuşatıp alamadığı tek kent olarak tarihe geçmiştir. Deniz seviyesinden 1050 metre yükseklikte yer alan kent, el değmemiş doğası ve vahşi görünümüyle “Kartal Yuvası” olarak anılır. Kentin tiyatrosu, uçurumun kenarındaki konumuyla dünyanın en etkileyici manzaralarından birine sahiptir.

Termessos’a ulaşmak için orman içindeki patikaları aşmanız gerekse de zirveye ulaştığınızda karşılaştığınız manzara tüm çabanıza değecektir. Lahitlerin dağınık halde durduğu nekropol alanı ve devasa kaya mezarları, kentin mistik havasını tamamlar. Burası, doğa sporu ile tarihi keşfi birleştirmek isteyen maceracı gezginler için idealdir.

Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı

Aksu ilçesi sınırlarında yer alan Kurşunlu Şelalesi, bir ana şelale ve küçük göletlerden oluşan bir doğa harikasıdır. Bitki tünelleri, nilüfer çiçekleri ve ördeklerin yüzdüğü göletler arasında yapacağınız bir yürüyüş, size kendinizi bir masal dünyasında hissettirir. Şelalenin döküldüğü alanın etrafındaki dinlenme yerleri, huzurlu bir gün geçirmek için tasarlanmıştır.

Kurşunlu, bitki çeşitliliği açısından oldukça zengindir ve parkın içindeki antik değirmen kalıntıları doğaya tarihi bir dokunuş katar. Şehrin gürültüsünden uzaklaşmak ve serin bir nefes almak için Antalya’nın bu saklı cenneti mutlaka değerlendirilmelidir.

Yanartaş (Chimaera)

Çıralı köyü yakınlarında yer alan Yanartaş, binlerce yıldır kayaların arasından kendiliğinden çıkan ve hiç sönmeyen ateşleriyle ünlü gizemli bir alandır. Mitolojiye göre yerin altına gömülen canavarın nefesi olan bu ateşler, aslında yer altından sızan doğal gazın oksijenle buluşmasıyla oluşur.

Gece saatlerinde tırmanıldığında çok daha etkileyici bir görüntü sunan Yanartaş, denizden yaklaşık 230 metre yükseklikte bulunur. Yol boyunca antik tapınak kalıntılarını görebilir ve zirveye ulaştığınızda Akdeniz’in karanlıktaki ışıltısını izleyebilirsiniz. Burası, Antalya’nın en mistik ve doğaüstü duraklarından biridir.

Olimpos ve Adrasan

Antalya’nın batısında, doğa ile tarihin iç içe geçtiği Olimpos, antik liman kenti kalıntıları ve hemen kıyısındaki plajıyla ünlüdür. Ağaç evleri ve salaş atmosferiyle özellikle gençler arasında popüler olan bölge, koruma altındaki doğasıyla dikkat çeker. Olimpos çayı boyunca yürüyerek denize ulaşırken antik mezarların arasından geçersiniz.

Olimpos’un komşusu olan Adrasan ise durgun denizi ve geniş koyuyla daha sakin bir tatil arayanların tercihidir. Adrasan’dan kalkan teknelerle gidilen koylar, turkuaz sularıyla büyüleyici bir deneyim sunar. Bu bölge, Antalya’nın bozulmamış doğal güzelliklerini keşfetmek için en iyi rotadır.

Konaklama ve Gastronomi

Antalya, her bütçeye ve zevke uygun konaklama seçenekleriyle dünya standartlarında bir hizmet sunar. Belek’in lüks resort otellerinden Kaleiçi’nin tarihi konaklarına kadar pek çok alternatif mevcuttur. Akdeniz mutfağının en taze ürünlerini tadabileceğiniz restoranlarda piyaz, tahinli kabak tatlısı ve turunç reçeli gibi yerel lezzetleri mutlaka denemelisiniz.

Antalya, maviyle yeşilin, tarihle geleceğin en kusursuz uyumunu sunan bir şehirdir. Geziniz sona erdiğinde, zihninizde antik tiyatroların ihtişamı ve Akdeniz’in o eşsiz kokusu kalacaktır. Şehirden ayrılırken, bu güneşli coğrafyanın enerjisini ve huzurunu ruhunuzda hissedeceksiniz.

Exit mobile version